March 1, 2013

GNU Octave ile Vektör İşlemleri

Niye GNU Octave?

Mühendislik uygulamalarında matematiksel işlem yazılımlarından en popüler olanları; MATLAB, Maple ve Mathematica'dır diyebiliriz. Ancak bu üç aracın popülerlikten başka bir ortak yanı daha var: üçü de ücretli ve oldukça pahalı. Bu kadar açık kaynak yazılım varken, bu araçlara açık kaynak bir alternatif olmaması tabii ki mümkün değil. Scilab ve Sage gibi başka alternatifler olsa da, benim favorim bir GNU altprojesi olan Octave (yani 'oktav').
GNU Octave'in kurulumu oldukça basit olduğu için o kısmı size bırakıyorum. Octave ile yapılabilecek pek çok şey olmakla beraber, vektörlerin Octave'de kullanımıyla ilgili ne İngilizce ne de Türkçe olarak doyurucu bir kaynak bulabildim. Bu yazıda biraz bu açığı kapatmaya çalışacağım.

Vektör Değişkenleri ve Özellikleri

Octave'de vektörler, bir sıra veya sütun matrisi olarak tanımlanıyor. Mesela; bir V vektörü,

aşağıdaki gibi bir satır matrisi olarak gösterilebilir:

Octave'de matrisler için aşağıdaki kurallar geçerli:

  1. Matris ifadesi [ ve ] içinde olmalı
  2. Aynı satırdaki elemanlar boşluk veya virgül ile ayrılmalı
  3. Satırlar noktalı virgül ile ayrılmalı
Mesela, Octave interaktif konsolunu açıp aşağıdaki ifadeyi girerek bu V vektörünü tanımlayalım:
V = [3 4 5]
Eğer ifadeleri "i" ile sonlandırmazsak, Octave son girilen ifadenin değerini göstererek sonraki ifadeyi beklemeye başlıyor.
Diyelim ki bu vektörün şiddetini bulmak istiyoruz. Bunun için norm fonksiyonunu kullanabiliriz:
norm(V)
İfadeyi noktalı virgülle sonlandırmadığınız için, cevap olarak aşağıdaki çıktıyı alırız:
ans = 7.0711
Burada ans, tahmin edebilebileceği gibi İngilizce answer (cevap) kelimesinin kısaltmasıdır. Peki ya V vektörünün, birim vektörünü bulmak istersek? Octave'de, bir operatör önüne gelen nokta, taraflar matris ise işlemin her elemana uygulanacağı anlamına gelir. Tanım V vektörünün birim vektörünü bulmak için, vektörün her elemanını vektörün şiddetine bölmemiz gerekir:
V ./ norm(V)
Cevap olarak aşağıdaki vektörü alırız:
ans = 

    0.42426    0.56569    0.70711


Devam edecek...

October 27, 2012

Adrian Cheok ve İnternet Üzerinden Duyu İletimi

Singapur Ulusal Üniversitesi'nde Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği bölümünde profesörlük yapan Adrian David Cheok, 2005 yılında gerçekleştirdiği, "Poultry Internet", yani "Kümes İnterneti" şeklinde tercüme edebileceğimiz projesiyle, internet üzerinden bir tavuğa sarılan ilk insan olarak tarihe geçti. Cheok, internette sadece multimedya değil aynı zamanda hislerin de iletilebileceği fikriyle çok heyecanlanmış. İlk iş olarak, "haptik" yani dokunma teknolojisiyle başlayan Cheok, hayvanseverlerin internet üzerinden hayvanlarını sevmesi için bir sistem geliştirdi.

Avustralya'nın Adelaide şehrinde büyüyen Cheok, çocukken sıklıkla büyük babasının kümesindeki tavuklarla oynarmış, biraz da bu sebeple ilk iş olarak tavuklara odaklanmış. Tavuklar için, gömülü titreşim parçaları bulunan bir "haptik ceket" yapmış. Sistemi kurcaladıkça, insanî yumuşaklıkta bir dokunuşu taklit etmenin ne kadar zor olduğunu öğrenmiş. Cheok; "Sistem inşaa edildikçe gelişiyor. Ben araştırmayı iteratif (tekrarlı) bir süreç olarak görüyorum, çünkü yaptığın şeyden birşeyler öğreniyorsun." diyor.
Tavuk ceketi, kablosuz olarak internete bağlanıyordu ve bir web kamerası içeriyordu. Cheok, ofisinden dokunmaya duyarlı sensörlerle donattığı bir tavuk oyuncağını sevince, canlı olarak hissin tavuğa aktarımını izliyordu.

Ancak dediğine göre, meslektaşları bu projeden pek etkilenmemiş. Cheok; "Fakültenin bir kısmı, bırakın araştırmayı, bunu mühendislik olarak bile görmüyordu." diyor. Ancak vazgeçmeyen Cheok, sonrasında hem uluslararası konferanslarda hem de yerel akademi dünyasında çalışmasını takdir eden bir kitleye ulaşmış. Bir tavuk sürüsüyle yapılan deneyde, tavukların %70'i kendilerine ceket giydirilen odayı, tamamen yalnız bırakıldıkları odaya tercih etmiş.
Sıradan bir akademik hayatla kariyerine başlayan Cheok, 2006 yılında kendi deyimiyle Japonya "Teknolojinin Mekkesi" olduğu için Mitsubishi Electric'te çalışmaya başlamış. Mitsubishi'nin Osaka laboratuarında, hızlı trenler için kontrolör geliştirilmesi gibi projelerde çalışan Cheok, şirketin katı  politikalarından rahatsız olunca, Singapur Ulusal Üniversitesi'nden gelen profesörlük teklifini kabul etmiş.

2007 yılında, tavuk araştırmasını ilerleten Cheok, "Sarılma Pijaması (Haggy Pajama)" projesiyle uzaktaki ailelerin çocuklarına internet üzerinden sarılmasını mümkün kılmış. Cheok, şu anda, 2013'ün başında çalışan bir prototipinin ortaya çıkacağını umduğu, uzaktan eşlerin parmağındaki yüzüğü sıkarak birbirlerini düşündüklerini belirttikleri ticari bir proje üzerinde çalışıyor.

Ancak haptik sadece bir başlangıç; Cheok, temel tatları (acı, tatlı, tuzlu ve ekşi), termal ve elektrik uyarılarla taşıyan bir "dijital lolipop"a sahip. Söylediğine göre, Cheok'un en büyük hayali, bu teknolojinin Paris'ten bir arkadaşın tattığı şarabın tadını internetten başka bir arkadaşına gönderebileceği bir noktaya gelmesiymiş.

Kaynak: http://spectrum.ieee.org/at-work/tech-careers/adrian-cheok-making-a-huggable-internet

July 27, 2012

20 Yıl Sonra NASA'nın İlk Uzay Tulumu

Günümüzde NASA tarafından kullanılan uzay tulumu çok eski olarak görülüyor. 1992'de tasarlanan bu tulum,  sadece uzay mekikleri ve Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) çıkan ekipler tarafından kullanılmak için tasarlanmıştı. Ancak teknolojinin hızla geliştiği ve insanların Ay'a, Mars'a ve hatta astroitlere yapılabilecek görevlere gittikçe daha çok ilgi göstermesiyle; bu görevlerde ihtiyacı karşılayacak yeni uzay tulumlarına ihtiyaç duyulmaya başlandı. İşte bu sebeple, NASA 20 yıldır ilk kez yeni bir uzay tulumu tasarlamaya karar verdi. NASA'nın İleri Keşif Sistemleri (Advanced Exploration Systems, AES) tarafından geliştirilen ve bir nevi son teknolojilerle donatılmış giyilebilir bir laboratuar olan  Z-1 prototip uzay tulumu, şu anda Johnson Uzay Merkezi'nde vakum testinden geçiyor.

January 31, 2012

Yapay Hücre Zarı Üretildi

Hücre zarı, bir hücrenin en önemli bileşenlerinden biridir. Çünkü hem hücrenin içini dışarıdaki ortamdan ayırır, hem de hücreye madde giriş çıkışını kontrol eder. Kaliforniya San Diego Üniversitesi (UCSD) ve Harvard Üniversitesi'nden kimyagerler; yeni bir kimyasal reaksiyon kullanarak kendini monte edebilen yapay hücre zarları üretti, bu sayede insanoğlunun tamamen yapay bir formu oluşturmasına bir adım daha yaklaştırdılar. Kimyagerler, bu gelişmenin yaşamın kaynağına ışık tutmasını umuyorlar. Araştırmayla ilgili yayın, Amerikan Kimya Derneği Bülteni'nde bulunabilir (ücretli üyelik gerektiriyor).

Kişisel Not: Bu gelişme; yapay görev hücreleriyle yapılacak tedavilerin önünü açabilir. Özellikle madde giriş çıkışının kontrol edilebilmesi, hastalıklarla savaşta pek çok olanak sağlayabilir.

January 24, 2012

The official Google Code blog: Let's make TCP faster

The official Google Code blog: Let's make TCP faster: By Yuchung Cheng, Make The Web Faster Team Transmission Control Protocol (TCP), the workhorse of the Internet, is designed to deliver all...

December 30, 2011

Çin ve Rusya, Dünyanın En Büyük Li-Ion Pil Fabrikasını İnşaa Etmek İçin Birleşti

Rusya ve Çin, lityum-iyon pil endüstrisini tekellerine almak için dünyanın en büyük Li-Ion fabrikasını yapmak için anlaştı. Rusya'nın Novobirsk şehrinde inşaa edilmesi planlanan tesis, Thunder Sky adlı Çin firması ve RUSNANO adındaki Rus devleti tarafından işletilen firmanın sağlayacağı birleşik sermaye ile kurulacak ve her yıl pek çok farklı boyda 500,000'e kadar pil üretecek.

İlgili basın açıklaması için: http://evworld.com/news.cfm?rssid=27057

NOT: Bu haberin Rusça'dan yanlış çevrildiğini ve tüm İngilizce basında yanlış haliyle dolaştığını söyleyenler var. Aslında rakam yılda 500,000 değil; 5,000 otobüsmüş.

December 23, 2011

Filozof Patrick Lin, Dronların Etik Yönleri Hakkında Brifing Verdi

Geçtiğimiz ay, filozof Patrick Lin, In-Q-Tel adındaki CIA'in risk sermayesi kolu tarafından düzenlenen bir etkinlikte dronların (drone) etik yönleri hakkında bir brifing verdi. Ancak anlattıkları, Asimov'un robotik kanunlarıyla büyük oranda uyuşmuyor. Kısa süre önce İran'da düşen RQ-170 Sentinel model CIA dronuna ve alandaki gelişmelere bakarsak, Asimov'un entellektüel birikimine rağmen kanunlarının günümüzdeki robotik gelişmelerine göre oldukça naif olduğu söylenebilir.

Brifing ile ilgili bağlantı: http://www.theatlantic.com/technology/print/2011/12/drone-ethics-briefing-what-a-leading-robot-expert-told-the-cia/250060/